Neden Mavi Yolculuk

Gulet turizmi, mürettebatsız tekne kiralamaktan (bareboat) farklı olarak, tamamen Türk usulü denebilecek, mavi yolculuk geleneğinden türeyen ve Türkiye'ye özgü bir tatil türüdür.

Diğer ülkelerdeki mürettabatlı yatçılık, temel olarak ya bir daimi personel ile donanmış bareboatçılıkta da kullanılan tekne tipleri ile ya da çok özellikli klasik, ultra-lux veya uluslararası yarışlarda isim yaptıktan sonra turizme uyarlanan yatlarla, pek ender de olsa geleneksel dizaynlardan adapte edilmiş teknelerle yapılan yat turizmini kapsamaktadır.

Türk guletçiliği, bu son örneğin kural haline geldiği bir uygulamadır. Yat filosunun % 75-80'ini geleneksel ahşap ya da aynı modelde tekneler oluşturmaktadır.
Bunlar yüzlerce yıldır Ege ve Akdeniz'de seyreden balıkçı, yük, süngerci teknelerinin modernleştirilmiş versiyonlarıdır. Mavi yolculuk, geleneksel yapıların turizme uyarlanması ile tekne yapım tekniği açısından bir evrim geçirmiştir.

Yat turizmi, daha doğrusu Mavi Yolculuk, Deniz Ticaret Odası ve Yat İşletmecileri Derneği yöneticilerinin de altını çizdiği gibi, "Belli bir bedeli olması gereken lüks bir tatil ve eğlence türüdür."

Bu türdeki yat müşterisi, bütün bir tekneyi, kendisi ve yakınları için, kendi yatı gibi bir dönem kiralayarak istediğince gezen bir profil oluşturmaktadır. Bu tip müşteri için yatın yakıt ve yolcu kapasitesinden ziyade, örneğin, kabinlerinin genişliği ve rahatlığı ya da sunacağı servisin kalitesi önem taşımaktadır.

Burada nostaljik bir romantizm methiyesi düzülmemekte, özgün, özgül ve özel bir gezi türünün, ticari bir hizmet olarak sunulması için gerekli olan zihniyet üzerinde durulmaktadır.

Türkiye'ye özgü mürettebatlı yatçılık, yörenin tarihi ile tarif edilebilen tekneleri, sağladıkları rahatlık, gezilen yerlerin güzelliği gibi cazibelerinin yanı sıra "insan unsuru" ile de belirlenerek başlamıştır.
Geleneksel olarak, yatçılıkta hizmeti sunan ile tüketen arasında, bir başka turizm türünde ender rastlanabilen bir ilişki, bir yakınlık olagelmiştir.

Bir turist kaldığı otelde garsonun bile adını zor öğrenir ama, yatta miçoyu ismi ile tanıması, şakalaşması, konuşması işin doğası gereğidir. Mavi Yolculuk, daha teknelerin yazları turizme, kışları balıkçılığa tahsis edildiği dönemde bir olguya dönüşebilmişse, bunda Bodrumlu denizcilerin yaşama ve düşünme biçimlerinin, hayata ve işlerine yaklaşımlarının etkisini küçümsemek büyük haksızlık olacaktır.

Yatınızdaki personel yemek hazırlığından ikrama, temizlikten tekne ve yolcu güvenliğine ve eğlencesine ve teknik bazı becerilere sahip olmaya kadar değişik alanlarda sorumluluk taşımaktadırr. Kaptan, aşçı ve gemiciden oluşan bu üç kişilik ekip, tur boyunca yolcularla birlikte bir aile yakınlığı içinde yaşamaktadır.